Sosyal medya yönetimi tam olarak ne iş?
Sosyal medya yönetimi, düzenli paylaşım yapmak değil; bir markanın orada nasıl konuştuğuna karar verip bunu sürdürmek. Paylaşım işin görünen ve en küçük kısmı. Asıl iş, ne söyleneceğine karar vermek ve o kararı haftalarca tutarlı tutmak.
Bu yazıyı yazma sebebim, “ayda kaç post” sorusuyla başlayan görüşmelerin çokluğu. Sayı, işin en az belirleyici parçası.
İşin görünmeyen kısmı
Bir paylaşımın arkasında sırayla şunlar var:
- Ne anlatılacağına karar vermek — bu markanın hangi mesajı, kime, neden söylediği
- Formatı seçmek — video mu, tek görsel mi, yazı mı
- Üretim: çekim, tasarım, kurgu, metin
- Yayın planı ve zamanlama
- Yorum ve mesajlara cevap
- Ne işe yaradığını ölçüp bir sonraki döneme aktarmak
Bunların içinde en çok atlananı sondan ikincisi. Gelen mesajlara cevap vermeyen bir hesap, ne kadar düzenli paylaşırsa paylaşsın soğuk duruyor. Çoğu işletmede satış konuşması zaten orada başlıyor.
Hesabın işi ne
Her hesabın aynı işi yapması gerekmiyor. Pratikte üç farklı amaç görüyoruz:
Görünürlük
Markadan haberdar olunması. Ölçüsü erişim ve yeni takipçi. Yeni markalarda ilk hedef genelde bu.
Güven
İnsanların “bunlar işini biliyor” demesi. Ölçüsü kaydetme, paylaşma, mesaj. İşin arkasını gösteren içerikler burada çalışıyor.
Satış
Doğrudan sipariş veya talep. Ölçüsü tıklama ve dönüşüm.
Bir hesabın üçünü aynı anda maksimize etmesi mümkün değil. Hangisinin öncelikli olduğuna karar vermek, içerik takviminin tamamını belirliyor.
Takipçi sayısı neden yanıltıcı
Takipçi bir sonuç göstergesi değil, bir ara gösterge. İşi olmayan takipçi kalabalığı ne satış getiriyor ne güven.
Bakılması gereken şey, doğru insanların içerikle ne yaptığı. Küçük ama doğru kitle, büyük ve ilgisiz kitleden daha değerli. Bunu söylemek satış açısından kolay değil çünkü takipçi sayısı görünür ve karşılaştırılabilir bir sayı.
Sürdürülebilirlik meselesi
Sosyal medyada en sık görülen başarısızlık, hızlı başlayıp iki ay sonra durmak. Haftada beş içerik sözü verilir, üç hafta tutulur, sonra tükenir.
Bu yüzden planı üretim kapasitesine göre kuruyoruz. Haftada iki içerik, sürdürülebiliyorsa, haftada beşten iyidir. Duran bir hesap, az paylaşan hesaptan daha kötü görünüyor.
Organik ve reklam ilişkisi
İkisi birbirinin alternatifi değil. Organik içerik markanın nasıl göründüğünü belirliyor; reklam o içeriği daha çok kişiye ulaştırıyor.
Reklam verilecekse, en iyi reklam malzemesi genelde organik tarafta tutmuş içerikten çıkıyor. Kitle neyle ilgilendiğini zaten göstermiş oluyor. Bu yüzden reklam bütçesi ile içerik planını ayrı ayrı değil birlikte kuruyoruz.
Sık sorulanlar
Ayda kaç paylaşım yapılmalı?
Sürdürülebilir olan sayı. Sabit bir rakam vermek yanıltıcı; üretim kapasitesi ve içerik kalitesi belirleyici.
Her platformda olmak gerekir mi?
Hayır. Kitlenizin olduğu yerde iyi olmak, her yerde vasat olmaktan iyi. Platform seçimini hedef kitleye göre yapıyoruz.
İçerikleri biz mi çekelim, siz mi?
İkisi de oluyor. Bazı işlerde en iyi içerik işletmenin kendi çektiği ham görüntüden çıkıyor; biz kurgu ve yönlendirme tarafını üstleniyoruz. Prodüksiyon gerektiren işlerde çekimi biz yapıyoruz.
Sonuç ne zaman görünür?
Görünürlük tarafında görece hızlı, güven tarafında yavaş. Sosyal medya birikimli çalışıyor; ilk aydan satış beklemek gerçekçi değil.
— Devamı
Konya’dan iş yapmak: uzaktan çalışan bir ekibin notları
Konya'da olmak bir dezavantaj değil ama bazı şeyleri değiştiriyor. İki şirketi buradan yürütürken öğrendiklerimizi ve müşteri ilişkisinde neyin farklı olduğunu yazdım.
Yazıyı oku 2 dk okuma
Marka kimliği logo değildir
Logo markanın imzası, kendisi değil. Marka kimliğinin gerçekte nelerden oluştuğunu ve küçük işletmelerin hangi sırayla ilerlemesi gerektiğini yazdım.
Yazıyı oku 2 dk okuma
İyi bir proje brief’i nasıl yazılır?
Projelerin çoğu kötü uygulamadan değil, kötü tarif edilmekten aksıyor. İyi bir brief'in içinde ne olduğunu ve hangi cümlelerin uyarı işareti olduğunu yazdım.
Yazıyı oku 2 dk okuma

